+90 232 342 8292 metinbodur@yahoo.com Mustafa Kemal Caddesi, Çelik Apt. No:20-1 Kat:3 Bornova- İzmir

Hipertansiyon

Kan basıncı ne kadar yüksekse miyokard enfarktüsü, kalp yetmezliği, inme ve böbrek yetmezliği gelişme riski o denli artmaktadır.

Hipertansiyon tedavisi genelde ömür boyu devam eder.

Hipertansiyon Hakkında

Hipertansiyon, sistolik kan basıncının 140 mgHg, diastolik kan basıncının ise 90 mmHg’nın üzerinde olması olarak tanımlanabilir.

Türkiye’de yaklaşık olarak 15 milyon, dünyada ise 1 milyar kişinin hipertansif olduğu bilinmektedir. Kan basıncı ne kadar yüksekse miyokard enfarktüsü, kalp yetmezliği, inme ve böbrek yetmezliği gelişme riski o denli artmaktadır. 

Hipertansiyon kontrol altına alarak inme insidansı %40, miyokard enfarktüsü %20-25 ve kalp yetmezliği ise %50 azaltılabilir. 

Hipertansiyonda en önemli risk; yaygınlığına rağmen klinik bulgu oluşturmaması ve bu nedenle birçok hasta tarafından fark edilememesidir. Erken teşhis hasarın artmasını engelleyen en önemli unsurdur. Hastaların farkında olma oranı en iyimser tahminle %70’lerdedir. Genelde baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi gibi şikayetler söz konusudur ve bu semptomlar çok özgün olmadıkları için hastalar genelde hekime başvurmazlar. 

Kardiyovasküler Risk Faktörleri

1- Abdominal obezite: Erkeklerde bel 102 cm, kadınlarda 88 cm ve Beden Kitle Endeksi 25 ve üzeri
2- Ailesel yatkınlık: Erkeklerde 55 yaş, kadınlarda 65 yaş altı
3- Yaş: Erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaş üzeri olmak
4- Mikroalbümineri: İdrarda 30-300 mg albüminin bulunması
5- Sigara
6- Dislipidemi: Kan yağlarının yüksek olması
7- Diabetes Mellitus (Şeker hastalığı)

Avrupa hipertansiyon derneği 2003 yılında yayınladığı kılavuzda 3 veya daha fazla risk faktörü taşıyanların kan basıncı değerlerinin 130/85mgHg olmasını bile yüksek risk faktörü olarak kabul etmiştir. Laboratuar tetkikleri basitten karmaşığa doğru yapılmalıdır. Kan sayımı,plazma total kolesterol, LDL, HDL, trigliserit düzeyleri, kan glukoz düzeyi, üre, kreatinin, ürik asit, potasyum ve sodyum düzeylerine bakılmalıdır. Tam idrar tetkikleri de renal fonksiyonları değerlendirmede önemlidir. 

Ayrıca EKG, telekardiyografi, ekokardiyografi, mikroalbümineri yapılması gereken diğer testlerdir. Sekonder hipertansiyondan şüphelenildiği zaman ayrıca daha ileri tetkikler yapılmalıdır.

 

Tedavide ilk aşama; YAŞAM BİÇİMİ DEĞİŞİKLİĞİDİR.

 

DEĞİŞİKLİK

ÖNERİ

SİSTOLİK KAN BASINCINA ETKİSİ

Kilo verme

 Beden Kitle Endeksi 18.5-24.5 arasında olmalıdır.

Verilen her 10 kg, kan basıncını 5-20 mmHg azaltır.

Diyet

Sebze ve meyvelerden zengin, doymuş yağ asitlerinden fakir bir diyet önerilir.

8-14 mmHg azaltır.

Tuz alımında kısıtlama

Günlük NaCl(tuz) alımı 6 g’ın altında olmalıdır.

4-9 mmHg azaltır.

Alkol alımında kısıtlama

Günlük alkol alımı: Erkeklerde;30 ml ethenol, Kadınlarda;15 ml ethenolden az olmalıdır.

2-4 mmHg azaltır.

Egzersiz

Düzenli sıkı yürüyüş, haftada en az 4 gün ve her seferinde en az 30 dakika olmalıdır.

4-9 mmHg azaltır.

Hipertansiyonda farmakolojik (ilaç) tedavi, kişinin özelliklerine göre yapılmalıdır. Birçok hasta hipertansiyonunu kontrol altına alındığında ilacı bırakır. Ancak hipertansiyon oluşturan etmenler kişilerin hayatında nadiren bir dönemi kaplar. Dolayısıyla tedavi genelde ömür boyu devam eder. Ancak değişen etmenler ve özellikler dikkate alınarak tedavinin belli aralıklarla kontrol edilmesi ve gerekli olursa ilaç değişikliği ve doz ayarlaması tekrar yapılmalıdır. Düzenli hekim kontrolü gereklidir.